COVID-19:

Kanser Hastalarının Bilmesi Gerekenler:

covid19 , Yeni Koronavirüs Hastalığı (COVID-19) İç Hastalıkları Uzmanı Prof.Dr. Mustafa Benekli - Koronavirüs Test Sonucu - Covid-19 Testi - T.C. Sağlık Bakanlığı
  • covid19 - koronavirüs
    • Koronavirüs hastalığı (COVID-19), yeni keşfedilen bir koronavirüsün neden olduğu bulaşıcı hastalıktır.
    • COVID-19'a yakalanan çoğu kişi, hafif ila orta düzeyde semptomlar göstermekte ve özel bir tedaviye ihtiyaç duymadan iyileşmektedir
    • COVID-19'a neden olan virüs, genellikle enfekte kişinin öksürmesi, hapşırması veya nefes vermesi sonucu oluşan damlacıklar yoluyla bulaşır. Bu damlacıklar çok ağır olduğundan havada asılı kalamaz ve hemen yere ya da yüzeylere düşer.
    • COVID-19 ile enfekte birinin yakınındayken virüsü solursanız veya virüsün bulaştığı bir yüzeye dokunduktan sonra gözlerinize, burnunuza veya ağzınıza dokunursanız enfekte olabilirsiniz.
    • Maske kurallarına uyalım maskesiz dışarı çıkmayınız.. el ile temas oldugunuzda mutlaka ellerinizi yıkayınız.
    Koronavirüs Test Sonucu - Covid-19 Testi - T.C. Sağlık Bakanlığı
    Covid-19 Testi Test Sonucu  - T.C. Sağlık Bakanlığı

    Covid-19 Hakkında

    • COVID-19 ve Kanser

      Koronavirusler (CoV), büyük bir virüs ailesidir. Genellikle basit soğuk algınlığına sebep olurlar. Ancak bazı türleri Orta Doğu Solunum Sendromu (MERS-CoV) ve Ağır Akut Solunum Sendromu (Severe Acute Respiratory Syndrome, SARS-CoV) gibi daha ciddi hastalıklarla karşımıza çıkmıştır. 2003 yılından beri neredeyse 8-10 yılda bir farklı alt tipleri ciddi salgınlar yaparak yüzlerde insanın hayatına mal olmuştur. Bu defa Çin’de mutasyona uğramış bir alt tipi son salgını başlatmıştır. Korona virus ailesinin daha önce bilinmeyen bu yeni türüne SARS-CoV-2 veya COVID-19 ismi verilmiştir.

    • B:

      COVID-19 çok hızlı yayılan bir hastalıktır ve %3-4 civarında ölüme sebep olmaktadır. Yayılım hasta kişilerden veya taşıyıcılardan konuşma sırasında veya burun akıntısı veya öksürme veya hapşırma sonucu çıkan damlacık yoluyla olur. Damlacıklar düştükleri yerde bir süre kalırlar, o yüzden hasta kişilerin dokunduğu eşyalardan kapma riski de yüksektir.

      Klinikte hastalarda en sık ateş görülür. Bunun yanısıra nefes darlığı, kuru öksürük, ishal, burun akıntısı, boğaz ağrısı gibi nezle ve gripte görülen belirtiler de olabilir.

    • Risk altındaki gruplarda COVİD-19 daha şiddetli seyretmektedir.

      Korona virüse maruz kalan herkes hastalanmaz, çok büyük çoğunluk ayakta ve hatta hiç farkına varmadan geçirebiliyor. Ancak bazı kişiler toplumda daha fazla risk altındadır. Kanser hastaları da risk altındaki grupların en önemli olanlarından birisidir. Özellikle 70 yaş üstü kişiler, şeker hastaları, kronik akciğer hastalığı (KOAH) olanlar, kalp yetmezliği bulunanlar, böbrek yetmezliği olan hastalar da korona virüse karşı yüksek riskli gruplar arasında sayılabilir. Ayrıca sigara içen bireyler ve D vitamini eksikliği olanların da hastalığı daha şiddetli geçirdiğine dair yayınlar vardır.

    • Bazı kanserler daha yüksek risklidir.

      Kan ile ilgili kanserler en yüksek risk grubunu oluşturur. Löseminin her türü, akut ve kronik lösemiler, lenfomalar, multiple myeloma hastaları çok yüksek risk altındadır. Benzer şekilde kemik iliği nakli olanlar, karaciğer nakli olan hastaların bağışıklık sistemleri baskılandığından yüksek risklidirler. Hangi tür olursa olsun, halen aktif olarak kemoterapi tedavisi görenler de yüksek risk altında kabul edilmelidir. Ayrıca akciğer kanserine ayrı bir paragraf açmak gerekir. Bu hastalar zaten sık sık akciğer infeksiyonları ve zatürre geçirirler. Akciğer yapısındaki bozukluk, önceden sigara içmiş olmanın verdiği akciğer hasarı nedeniyle korona virüs infeksiyonu kapma ve akciğerde virüs infeksiyonu oluşma riski çok yüksektir.

      Bağışıklık sisteminin baskılanma olasılığını öngören bazı göstergeler vardır. Örneğin düşük lökosit yani beyaz kan hücresi düzeyleri olan veya bağışıklık sistemini baskılayan kortizon türü ilaçlar alan hastaların COVID-19 hastalığını daha ciddi geçirmeleri mümkündür.

      Aktif kanser tedavisi olarak kemoterapi alanlar, cerrahi yapılanlar, radyoterapi alanlar, akıllı ilaç kullananlar ve immünoterapi alan hastalar risk altındadır. Kemoterapinin uzun dönemde bağışıklık sistemini baskılayıcı etkileri devam ediyor olabilir. O nedenle kendilerinde belirti olan aktif tedavilerini tamamlamış eski hastaların da doktora başvurmaları uygun olur.

      Kanserli hastaların korona virüse yakalanmaları halinde nasıl etkileneceğini gösteren çalışmalar vardır. En çok akciğer kanseri ile ilgili çalışmalar yapılmıştır. Akciğer kanserli hastaların mümkün olduğunca hastane ortamından uzak tutulmaları, tedavilerinin ayaktan yürütülmesi ve acil olmayan hastaların tedavilerinin ertelenmesi seçenekleri önerilmektedir. Lancet dergisinde yayınlanan Çin kökenli bir çalışmada kanser olan hastaların olmayanlara göre daha yüksek risk altında oldukları bildirilmiştir. Yine aynı makalede kanserli hastalarda virüs infeksiyonunun daha ciddi ve ölümcül olduğu gösterilmiştir. Yani kanserli hastalarda korona virüs infeksiyonu kapma riski daha fazla, virüse yakalanan hastalarda hastalığın seyri de daha ciddi olmaktadır. Bu hastalar daha sık olarak yoğun bakıma alınmakta, solunum makinesine bağlanmakta ve kaybedilmektedir.

      Kanserli hastalarda birlikte KOAH, böbrek yetmezliği veya başka organ hastalığı bulunma olasılığı daha fazladır. Birden fazla risk faktörüne sahip hastalar en yüksek risk grubunu oluşturmaktadır. Son olarak kanserli hastalar genellikle yaşlı hastalardır; ileri yaş ve kanserin birlikte bulunması zaten var olan riski 3-4’e katlamaktadır.

    • Kanserli hastalar tedavilerini aksatmamalıdır.

      COVID-19 ciddi bir hastalıktır, ancak kanser daha ciddidir. Pandemi döneminde hastaneye geç başvuran hastaların hastalıklarının ilerlemiş olduğunu maalesef görüyoruz. Zor randevu alınan bir durum yoksa elektif işlemler ertelenebilir. Hastaların kalabalık yerlerde bulunmaları tavsiye edilmez. Hastaneler zaten çok sağlıklı yerler değildir. Teorik olarak kalabalık hastanelerde hasta olmayanların virüs kapma riski artabilir. Bu nedenle maske takmak, el yıkama ve sosyal mesafeye uyum çok önemlidir.

      Korona virüs infeksiyonu şüphesi olan kanser hastaları doktorlarını arayarak bilgilendirmelidir. Nefes darlığı gibi ciddi şikayetler yok ve basit bir grip gibi duruyorsa evden çıkmamak bir seçenek olabilir.

    • Kanser hastaları bağışıklık sistemini güçlendirmek için bazı şeylere dikkat etmelidir.

      Uykusuzluk bağışıklık sisteminin en önemli düşmanlarından biridir. Bilimsel verilere göre ideal olarak 8 saatlik, ancak en az 6-7 saat gece uykusu gereklidir. Uyku sorunu çekiyorsanız bağışıklık sistemi problemleri ile karşılaşmanız mümkündür. Ayrıca aerobik egzersizlerle kalp atış hızını artırmak faydalıdır. Bunun için günlük 15-30 dakika tempolu yürüyüşler veya hafif koşular uygun olur. Açık ve temiz havada yürüyüşler yapılması ideal olan yaklaşımdır.

      Beslenmenin de bağışıklık sistemi üzerine çok etkileri vardır. Doktorunuza danışmak şartıyla taze sebze ve meyve içeren dengeli ve sağlıklı beslenmek önem taşır. Özellikle kırmızı meyveler ve C vitamini içeren turunçgiller ve kivi gibi meyveler çok faydalıdır. Ayrıca protein alımı artırılmalıdır. Son olarak bahsedilmesi gereken şeyler sigaradan uzak durulması, grip ve zatürre aşılarının yaptırılması ve tansiyon, kalp ve şeker hastalığı gibi hastalıkların kontrolü sayılabilir.

    • Korona virüsten korunmak için neler yapılmalıdır?

      Kanser hastalarının da basit genel korunma prensiplerine uymaları çok önemlidir. Tekrar edecek olursak, en önemlisi hijyenik şartların sağlanmasıdır. Bunun için eller sık sık yıkanmalıdır.

      En azından dışardan gelince, yemeklerden önce, tuvalet sonrası mutlaka sabunla en az 20 saniye el yıkamak önemlidir. Parmak araları ve yüzük dipleri gibi zor alanlar iyice sabunlanmalıdır. Su yoksa 80 derece alkol içeren kolonya veya alkollü el dezenfektanları kullanılabilir. Özelikle kirli ellerle yüzünüze, burnunuza, ağzınıza dokunmayın. Hatta, temiz ellerle bile yüzünüze dokunmayın. Sevdiklerinizin, çocuğunuzun yüzüne dokunmayın.

      Unutmayalım, virüs temas ile geçer. Bu nedenle insanlarla, eşyalarla özellikle herkesin dokunduğu toplu yerlerdeki nesnelerle temastan kaçınalım. Kapı kolları, musluklar, merdiven tırabzanları, alışveriş arabaları, otobüslerdeki tutamaçlar, asansör düğmeleri, cep telefonları vs çok riskli nesnelerdir. Öksürme veya hapşırmanız olursa temiz bir kağıt mendile öksürebilirsiniz. Yoksa elinize değil, dirseğinizin iç kısmına hapşırın veya öksürün.

      Mümkünse toplu taşıma araçları kullanmayalım, kalabalık yerlere girmeyelim, kimin hasta olduğunu bilemezsiniz. Hastanelere mümkün olduğu kadar gitmeyelim. Çok elzem durumlarda gidelim. Hem kalabalık, hem de çalışanlar dışında hasta olmayan hastaneye neden gelsin? Hastaneler vakit geçirecek, gezme olsun diye gidilecek yerler değildir. Kanser hastalarının kalabalık yerlere girmeleri veya hastaneye gitmeleri gerekiyorsa maske takmaları faydalı olur.

      Sonuç olarak, korona virüs COVİD-19 panik oluşturmakla birlikte aslında yıllardır bilinen bir virüs ailesinin yeni bir üyesidir. Henüz aşısı olmamakla birlikte aşı çalışmaları umut vericidir. Burada önemli olan genel temas ve hijyen alışkanlıklarının kazanılması ve bu salgın geçtikten sonra da bu alışkanlıkların devam ettirilmesi olmalıdır

    Doktoru Şimdi Ara!

    Copyright @2020 Her Hakkı Saklıdır. Site içerisindeki görseller ve dökümanlar kopyalanamaz, çoğaltılamaz. Reklamfoni